ZİYARETÇİ DEFTERİ
Eklediğiniz kayıt yönetim tarafından incelendikten sonra yayına alınacaktır.
Yazan *
E-Posta : *
Şehir : *
(Şuan bulunduğunuz şehir)
Mesajınız : *

Yazan : halis
Tarih : 2012-02-19 10:37:28  |  Şehir : Giresun
  
vurman olum hayvanları

Yazan : Kemal KUŞCUL
Tarih : 2012-01-26 17:52:47  |  Şehir : İstanbul
  
HAYVAN GÜBRESİNDEN BİO ENERJİ...! Yıllarca TEZEK YAKIP ısınan köylülerimiz yazın TOPRAĞINA organik gübre atamadığı için yeteri kadar ürün alamıyordu. Ancak son yıllarda UFAK BİR PROJE İLE, KOLAYLIKLA BİO GAZ elde edilen gübreyi tekrar TOPRAĞA DÖKÜLEREK İSTENİLEN ÜRÜN ALINABİLMEKTE. Ne yazık ki devlet TEŞVİKLERLE HAYVANCILIĞI özendirmekte ancak nasıl daha karlı olur bunu kesinlikle çiftçiye anlatmamakta ve dolayısı ile YABANCI ÜLKELERDEN CANLI HAYVAN İHRACATI YAPILMAKTA. Örneğin köylerde toplu AHIRLAR ve KOPARATİFLER OLAMADIĞINDAN iki üç hayvana bakmak için bir insan görevlendirilmekte. Oysa 50 hayvana iki kişi bakarken ve yine otunu samanını ve suyunu modern olarak vermek varken insan sırtında yem taşıyarak hayvanlar yemlenmekte. Dolayısı ilede zahmetli olduğundan çoğu köylümüz hayvan beslemiyor. Yine seracılıkda aynı öyle. SERA ARTIKLARINDA ve HAYVAN GÜBRESİNDEN ISI sağlanmadığından SERA BİZİM ORADA OLMAZ DENİP YAPILMAMAKTA. öRNEĞİN BİO GAZDAN jeneratör çalıştırılıp elektirik üretirken aynı zamanda motor ısısı ilede seralar ısıtılmakta. Evet sayın hemşehrilerim, BİZ TOPLUM OLARAK TEKNOLOJİYİ TAKİP ETMEDİĞİMİZDEN ne yazık ki maddi olarak geri kalırken, aynı zamandada büyük şehirlerde çile çekmekteyiz...

Yazan : Vatan Türkyilmaz
Tarih : 2011-12-25 14:58:47  |  Şehir : İstanbul
  
Soykırım 38 OYLUK SOYKIRIM!!! Olayı biliyorsunuz...  Fransa Meclisi Genel Kurulu’nda, dün “1915’teki Ermeni soykırımını inkâr edenlerin cezalandırılması” yönündeki yasa teklifi oylandı ve kabul edildi. Hem de “38 oy”la!.. Ama, nasıl?.. Fransa Meclisi’nde “577 milletvekili” bulunuyor... “Oylama”ya katılan milletvekili sayısı ise, “sadece 45.” Bunlardan 38’i, teklife “Evet” dedi, 7 tanesi ise “hayır” oyu kullandı!.. Söyleyin Allah aşkına; Bu, bir “demokrasi hokkabazlığı” değil de nedir?..  Bu, bir “soytarılık” değil de nedir?.. Şu hâle bakın; Görevi “tarih yazmak” olmayan ama “tarih yazmaya yeltenen” Fransa Meclisi’ne “577 milletvekilinden sadece 45’i” katılıyor, onlardan 38’inin oyuyla da, “kanun” çıkıyor: “Ermeni soykırımını inkâr edenler; 1 yıl hapis ve 45 bin avro para cezasına mahkûm edilir!” Sizi anlayacağınız; “38 oyluk bir kanun!” Haa, oylamaya “45 milletvekili” değil de, “sadece 5 milletvekili” katılsaydı, “onlardan da 3’ü ‘Evet’ dese”ydi, o kanun, yine çıkardı!..  Bunun adı da, “demokrasi” olurdu!.. “Demokrasinin beşiği” olarak yutturulan Fransa’da, işte böyle bir “demokrasi” vardır!.. Sizin anlayacağınız; “Hokkabazlık, demokrasi kisvesine büründürülmüş”tür!.. BİLİMSEL ARAŞTIRMA DA YASAK! Olayın “hokkabazlık” boyutunu herhalde anlamışsınızdır...  Şimdi de, gelelim bir başka boyutuna... Efendim, “yasa teklifi”nin Fransa Meclisi’nde görüşülmesi esnasında, “10 değişiklik önergesi” sunulmuş...  Bu tekliflerin en dikkat çekeni şu: “Bu yasa hükmünden üniversiteleri ve bilimsel araştırma yapanları muaf tutalım!” Yani, “üniversiteler” veya “bilim adamları” araştırma yapıp; “Soykırım vardır” veya “Yoktur” derlerse, onlara da “1 yıl hapis, 45 bin avro para cezası” uygulamayalım!.. Gayet makûl değil mi?.. Öyle ya; “Sigara”nın “kanser” yapıp yapmadığına nasıl ki “bilim adamları” karar vermelidir, “soykırım” olup olmadığına da “bilim adamları” karar vermeli değil midir?.. Ama, hayır!.. Hükümet adına konuşan bakan Patrick Ollier, bu değişiklik önergesine karşı çıkmış ve baskı yapıp, önergeyi geri çektirtmiş!.. “Önyargı”yı görüyor musunuz?.. Adamların, “bilimsel görüş”e bile tahammülü yok!.. Bir “üniversite” veya “bilim adamı” kalkar da; “Biz araştırdık, soykırım yoktur” derse, o da “hapsedilecek”, o da “45 bin avro” ceza ödeyecek!.. İşte bu tavır, “sözün bittiği yer”dir!..  Böyle bir “kafa” yapısına ne söylesen boş!.. Adamlar; “Nato mermer, nato kafa!” “Bilim adamları”na bile tahammülü olmayan bir “kafa”dan ne beklenir ki?.. SOYKIRIM ERMENİSTAN’DA MI?!? Peki, “Fransız anayasasına bile Fransız” milletvekilleri böyle de, Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy çok mu farklı!.. O da, “zırcahil”in teki!.. Aynı zamanda “ebleh!” Hayır, bir Devlet Başkanı’na “hakaret” ediyor değilim... Sarkozy’e; “Zırcahil” ve “Ebleh” demekle, sadece bir “durum tespiti” yapıyorum. Eğer izlediyseniz; dün oylama devam ederken, Habertürk ekranlarında Belkıs Kılıçkaya, Sarkozy’nin “genel kültürü” konusunda çok enteresan bir “ayrıntı”yı açıkladı. Efendim, Belkıs Kılıçkaya’nın açıkladığı ayrıntı, özetle şu: Yıl 2006... Sarkozy, “Fransa’da bir radyo”ya konuk olmuştur ve Türkiye ile Fransa’yı karşı karşıya getiren “soykırım yasa tasarısı” ile ilgili soruları cevaplamaktadır. Bir soruya, şöyle cevap verir: “Ben, bu konuda Sayın Erdoğan’la iki defa konuştum... Ben, her zaman bunun bir soykırım olduğunu söyledim. Anlamıyorum; Türkiye ERMENİSTAN’DA SOYKIRIM yaptığını niye kabul etmiyor?” Lütfen dikkat; Sarkozy o kadar “zırcahil”, o kadar “şaşkın”, o kadar “ebleh” ve olaya o kadar “Fransız”dır ki; “Türkiye toprakları”nda yaşanmış bir olayın “Ermenistan’da” cereyan ettiğini sanıyor!.. Diyebilirsiniz ki; “Dili sürçmüş olabilir!” Tamam, “dil sürçmesi” olabilir de, “tam 3 defa” dil sürçmesi olmaz ki!.. Çünkü, Sarkozy; “Ermenistan’daki soykırım” ifadesini “tam 3 defa” kullanıyor!.. Yani, bir “iddia” atıyor ortaya ama “o iddianın temelini” bile bilmiyor!.. Ne “tarih” bilgisi var, ne de “coğrafya”yı biliyor... O kadar cahil!.. KİEV’İ, RUSYA’DA ZANNEDER! Aynı radyo programında, bir başka gazetecinin sorusu üzerine de; “Türkiye’nin soykırımı tanıdığını” zannederek, şöyle konuşur: “Evet, soykırımı tanımaları güzel bir jest ama, bu küçük jest Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi için yeterli değildir!.. Ayrıca, bunu yaptım diye de birliğe giremezsin!.. Girme hakkın doğmaz!” Görüyorsunuz ya; Adam, dünyadan bihaber!.. Ama, dünyayı karıştırıyor!.. Dedim ya; “Tarih” de bilmiyor, “coğrafya”dan da haberi yok!.. Programdan sonra görüştüğüm Belkıs Kılıçkaya, ekranda aktardığı ayrıntıya, bir ayrıntı daha ekledi; “Soykırımın Erivan’da olduğunu zanneden Sarkozy’nin genel kültürü o kadar zayıftır ki, Kiev’in de Rusya’da olduğunu zanneder!” Bu kadar “zırcahil” yani!.. Sıradan bir “gazete okuru” kadar bile “bilgi”den yoksun ama gelin görün ki; “lider kabızlığı” çeken Avrupa’da, “Fransa Devlet Başkanı” olmuş!.. “Fransa Devlet Başkanı” böylesine “cahil” olunca, varın, “Fransız milletvekilleri”nin halini siz düşünün!.. SOYKIRIM NEYE DENİR? Sarkozy’nin “tarih ve coğrafya cehaleti”ni ortaya koyduktan sonra, gelelim şu “soykırım” kavramının tarifine... Nedir soykırım?.. “İsyan” eden ve “saldıran” insanların öldürülmesi ya da “savaş”ta topyekün imha edilmesi bir “soykırım” mıdır, değil midir?..  Bir “savaş” esnasında bile, “savaşan taraflar” arasında bir “güçler dengesi” yoksa, ya da, bir taraf “orantısız güç” kullanıyorsa, işte burada “katliam”dan ve “soykırım”dan söz edilebilir!..  Ama, asıl soykırım, “keyfî insan öldürmek”tir!.. Daha doğrusu; insanlar; “sadece ve sadece bir ırka mensup oldukları için öldürülürler” ise, işte buna “soykırım” denilir!.. Bugün tartışılan “Ermeni soykırımı”nı kabul edebilmek için, işte bu “kıstas”ların var olduğu ispat edilmek zorundadır!.. “Ermeni”ler, uzun yıllar boyunca “Osmanlı himayesi” altında yaşadılar ve hep “millet-i sâdıka” olarak kabul edilip, “devletin üst kademeleri”nde görevler aldılar...  “Soykırım” iddialarına konu olan 1915-1917 yılları arasında bile, Osmanlı yönetiminde “Ermeni paşalar” vardı!.. Peki, ne oldu da, Ermenilere karşı bir “hareket” başlatıldı ve onlar “tehcir”e tabi tutuldu?.. Bu sorunun, tek bir cevabı var: “Fransız tahrikine aldanmak!” KENDİ PİSLİĞİNİ ÖRTÜYOR! Evet, bir gün öncesine kadar “Türklerle iç içe” yaşayan birçok Ermeni, bir gün sonra “Fransız üniforması” giyerek “Osmanlı topraklarını işgal harekâtı”nda görev aldı!.. Bunun en çarpıcı örneği, Kahramanmaraş’ta, merhum Sütçü İmam’ın yere serdiği “asker”lerdir!.. Hamamdan çıkan hanımların “peçe”lerine el uzatan kişiler, “Fransız askeri kılığı”na girmiş “Ermeniler”den başkası değildi!.. Bunun gibi, yığınla örnek var...  İşte bu örneklerdir ki; sonunda “filmin kopmasına” ve “karşılıklı vuruşma”lara yol açtı!.. Uzun lâfın kısası; Ermeniler, sadece “ölen taraf” değildi!.. Aynı zamanda “öldüren taraf” oldular!.. Doğu ve Güneydoğu şehirleri, “Ermeniler tarafından öldürülen insanların toplu mezarları ile dolu”dur!.. Ama, şurası bir gerçek: Ermeniler, “sırf Ermeni oldukları için” öldürülmüş değillerdir!.. Dolayısıyla bir “soykırım”dan söz edilemez!.. Haa, illâ da söz edilecekse bunun sorumlusu “Fransa”dır!..  Evet; dün onları “kışkırtan”, bugün ise “hâmi” rolü üstlenen Fransa!.. Hiç kuşkunuz olmasın ki; “Soykırım inkârına ceza” öngören yasa çıkartan Fransa, tıpkı “kedi”lerin yaptığı gibi; “kendi pisliğini örtmeye” çalışmaktadır!.. Çünkü, “ölen her Ermeni”de, Fransa’nın büyük rolü vardır ve “ilk derecede suçlu”dur!.. Fransa; işte bunun “konuşulmasını” istemiyor!.. “Ben yaptım, oldu” mantığıyla “yasa” çıkartarak, aslında “kendi pisliğini örtmeye” çalışıyor!.. Öyle bir “suçlu psikolojisi” içinde ki; “pisliği ortaya çıkmasın” diye, “üniversite”lerin ve “bilim adamları”nın ağzına bile kilit vuruyor!.. Zira, çok iyi biliyor ki; Eğer “1915 olayları” araştırılırsa, altından “Fransa’nın pisliği” çıkacak! Dünkü oylama, böyle okunmalıdır!.. Asıl soykırıma uğrayan, Osmanlı’dır! “Fransa’daki dandik oylama”dan sonra, “soykırım” iddiaları yeniden gündeme geldi...  Hemen herkes, “sonuç”ları konuşuyor, “sebep”lerle ilgilenen yok. Tamam, 1915’te bir şeyler oldu ama “sebebi” neydi, “neden” oldu?.. Aslına bakarsanız; sadece “İtilaf Devletleri” tarafından “1914 ve öncesinde çizilen haritalar”a bakmak bile, bugünkü “Ermeni soykırımı” iddialarının altında yatan “sinsî strateji”yi görmeye yeterlidir!.. Dikkat edin; 1916, 1917 veya 1918 değil, “1914 ve öncesi çizilen haritalar”dan söz ediyorum!.. O haritalar, “Sevr’in haritaları”ydı ve Osmanlı topraklarında bir “Ermeni Devleti”nin kurulması hedefleniyordu!.. Dahası, aynı İtilaf Devletleri, “Osmanlı topakları”nı da, kendi aralarında “pay” etmişlerdi!.. Daha sonraki yıllarda “isyan”lar yoğunlaştı, “savaş”lar başladı!.. Öyle bir savaş ki; sadece “Rus ordusu”nun içinde 150 bin Ermeni ile 40 bin kişilik ihtiyat birliği bulunuyordu!.. Yine “Ermeni kayıtları”nda;  “40 bin Ermeni’nin, Çukurova’da Fransa için öldüğü” yazılıdır!.. Peki, bu “Ermeni”lerin; “Rus ordusu” ve “Fransız askerleri” arasında ne işi vardı?.. Niye Ruslar ve Fransızlar için öldüler?..  Evet öldüler, çünkü, onlara “Ermeni devleti” için söz vermişler ve hatta “harita”sını bile çizmişlerdi!.. Peki, ne yapacaktı Osmanlı?.. “Gel, beni parçala ve devletini kur” mu diyecekti?.. Bence; “Asıl soykırıma uğrayan Osmanlı” olmuştur!..  Koca devletin kökünü kuruttular, kökünü!.. Hasan Karakaya 

Yazan : Fatih aslan
Tarih : 2011-12-23 23:38:28  |  Şehir : İstanbul
  
Aslına bakarsanız; sadece “İtilaf Devletleri” tarafından “1914 ve öncesinde çizilen haritalar”a bakmak bile, bugünkü “Ermeni soykırımı” iddialarının altında yatan “sinsî strateji”yi görmeye yeterlidir!.. Dikkat edin; 1916, 1917 veya 1918 değil, “1914 ve öncesi çizilen haritalar”dan söz ediyorum!.. O haritalar, “Sevr’in haritaları”ydı ve Osmanlı topraklarında bir “Ermeni Devleti”nin kurulması hedefleniyordu!.. Dahası, aynı İtilaf Devletleri, “Osmanlı topakları”nı da, kendi aralarında “pay” etmişlerdi!.. Daha sonraki yıllarda “isyan”lar yoğunlaştı, “savaş”lar başladı!.. Öyle bir savaş ki; sadece “Rus ordusu”nun içinde 150 bin Ermeni ile 40 bin kişilik ihtiyat birliği bulunuyordu!.. Yine “Ermeni kayıtları”nda; “40 bin Ermeni’nin, Çukurova’da Fransa için öldüğü” yazılıdır!.. Peki, bu “Ermeni”lerin; “Rus ordusu” ve “Fransız askerleri” arasında ne işi vardı?.. Niye Ruslar ve Fransızlar için öldüler?.. Evet öldüler, çünkü, onlara “Ermeni devleti” için söz vermişler ve hatta “harita”sını bile çizmişlerdi!.. Peki, ne yapacaktı Osmanlı?.. “Gel, beni parçala ve devletini kur” mu diyecekti?.. Bence; “Asıl soykırıma uğrayan Osmanlı” olmuştur!..

Yazan : ÖmEr KaLeLi
Tarih : 2011-12-19 21:50:49  |  Şehir : İstanbul
  
çamoluk'u çok seviyorum orası benim hayatımın en güzel yeridir .aslında hep orada yaşamak isterdim keşke'de hep orda yaşasam

Yazan : Kemal KUŞCUL
Tarih : 2011-12-12 12:15:07  |  Şehir : İstanbul
  
KALP KRİZLERİ ve TAVUKLAR...!!!! Çevramizde bir yakınımız kalp hastası, yüksek tansiyon, aşırı şişmanlık, sinirli, panik atak , alzemi ( unutkanlık ve erken bunama ) gibi hastalığa yakalandığında REJİM ÖNERİLİR. Önerilen yiyeceklerin ilk önde geleni BEYAZ ET TAVUK yiyin denir. Önerilen tavuk organik olmadığından aşırı ilaçlamadan dolayı 35 - 40 günde iki kilo gibi bir ağırlığa gelmekte. Erman toroğlu ANTALYA'DAKİ 12 SANTİMLİK SALATALIK İSTANBUL'A GELENE KADAR 20 SANTİM OLUYOR dediğinde kimse inanmıyordu. İşte bu günkü MARKET TAVUKLARIDA kesilip tavuk yemeği olarak soframıza geldiğinde tavuğun yediği AŞIRI İLAÇLARI VÜCUDUNDAN ATAMADIĞINDAN DOLAYI ETİ PİŞİRSEK DAHİ HORMONLU İLAÇLAR İNSAN VÜCUDUNDA AYNI ETKİYİ YAPMAKTA. İşte bugün insanlarımızda TEDAVİSİ MÜMKÜN OLMAYAN HASTALIKLARA SEBEB veren tavuğu yemek için önermek ise tam bir çıkmazda. Siz siz olun marketden kilosu dört lira diye tavuk alıp yemeyin. Emekli büyüklerimiz KÖYLERİNE GİTTİKLERİNDE İLK İŞ OLARAK 300 400 ADET CİVCİV ALIP çocuk çocuğuna hakiki TAVUK ETİ YEDİRSİNLER. Tavuklarla ilğili İNTERNETLERDE bir çok yazılar ve flimler bulunmakta. kısa bir araştırmalarda evimize nasıl bir ATOM BOMBASI ALDIĞIMIZI ve bunu ÇOCUKLARIMIZA yedirdiğimizi üzülerek okuyacaksınız.

Yazan : Kemal KUŞCUL
Tarih : 2011-10-30 14:14:49  |  Şehir : İstanbul
  
Sayın hemşehrilerim, bildiğiniz gibi VAN DEPREMİ HEPİMİZİ DERİNDEN ÜZMÜŞ olup, elimizden geldiği kadar yardımlara destek vereceğiz. Bu doğal afetler hepimizin başına gelebilir. Doğal afetlerden DERS ÇIKARTIP ÖNCEDEN TEDBİRLERİMİZİ ALMAMIZDA yine bizlere düşmekte. Bazı yöre sitelerinde yazdığım üzere ne yazık ki bölgemizde DERE YATAKLARINA, TARIM ARAZİLERİNE ve hepsinden daha vahim olan KESİNLİKLE GÖNYE ve SU TERAZİSİ KULLANMASINI BİLMEYEN eline keser alıp ustayım diyen kişiler inşaat ustalığına soyunmakta. UNUTMAYALIM Kİ BÖLGEMİZ BİRİNCİ DERECEDE DEPREM ve heyelan bölgesi olup, erzincan'daki 5.3 şiddeti ve van'daki 7.2 depremi azda olsa belki bölgemizde beklenen depremi geciktirsede ÖNÜMÜZDEKİ ZAMANLARDA deprem beklenmekte. Van depreminde gördüğümüz gibi DEPREM DEĞİL ÇÜRÜK BİNALAR İNSANLARIMIZA ZARAR VERMİŞTİR. Her nedense BAŞIMIZA BİR FELAKET GELDİĞİNDE hemen bir şuçlu ararız. Hiç bir zaman kendimizde şuçu aramayız. Üzülerek belirtmek gerekirse yazın hangi inşaatı gezsem hala DİREKLER 30 X 45 - 50 SANTİM KALINLIĞINDA. Oysa uzmanların önerisi 30 x 100 santim PERDE DİREK diye tabir edilen direklerden olması gerekirken çekme katlarda direk dahi kullanılmamakta. Bölgemizde beklenen depremden en az etkilenmek ve milli ekonomiye zarar vermemek için inşaat sahiplerini ve özellikle USTALARIMIZI BİLĞİLENDİRİLMELİ..

Yazan : Kemal KUŞCUL
Tarih : 2011-10-21 09:46:08  |  Şehir : secilmemis
  
Çamoluk ilçemizdeki TRAFİK KAZASINDA hayatını kaybeden hemşehrimize allahtan rahmet diler, yakınlarına sabırlar dilerim. İtfaiye aracı geri manevrasında oluşan bu kazada her zamanki gibi SÜRÜCÜSÜ GÖZALTINA ALINIR. Oysa gelişen TEKNOLOJİDEN FAYDALANMAYAN İTFAİYE ARACINI İMAL EDEN ATÖLYE ve FABRİKALARDAN kimse davacı olmaz. Hepimizin bildiği gibi ufak araçlarda ARKA TANPONDA PARK SENSÖRÜ BULUNMAKTA ve geri manevralarda her hangi bir cisme yaklaşıldığında SÜRÜCÜSÜNÜ UYARIR. İşte bu sensörü tüm yüksek ve uzun araçlarda kullanma mecburiyeti olmalı. Yine üzülerek belirtmek isterim, KEKLLİK AVLANMA SERBEST BIRAKILMIŞ. Oysa bilimsel olarak kanıtlanmış olan KENE İLE MÜCADELEDE KEKLİKLER ÖN SIRADA YER ALIRKEN NASIL OLURDA BU CANLILARI AVLARIZ. Yaz mevsiminde KENE VAKKALARI OLDUĞUNDA AKLIMIZA KEKLİKLER GELECEK, ANCAK İŞ İŞTEN GEÇTİKTEN SONRA GELECEKTİR. Şimdi yetkililer alel acele İTFAİYE ARACINA PARK SENSÖRÜ TAKTIRACAKTIR, ancak bir hemşehrimizi kaybettikten sonra ne çare.

Yazan : gokhan toprak
Tarih : 2011-10-14 22:21:26  |  Şehir : İstanbul
  
s.a camoluk dernek sakınleri siteniz gercekten güzel olmuş inşallah herşey gönlünüzce olur...TOKAT..

Yazan : Kemal KUŞCUL
Tarih : 2011-10-12 18:14:35  |  Şehir : secilmemis
  
ŞEBİNKARAHİSAR'DA KEKLİK AVI !!!! Bizler her nedense acı olayları çabuk unutmaktayız. Geçtiğimiz yaz ve bir önceki yaz mevsimlerinde bir hayli KENE VAKKALARI yaşandığını bir çoğumuz hatırlar. KENELER ile mücadelede KEKLİKLERİN KATKISI BİLİMSEL OLARAK KANITLANDIĞI halde ne yazık ki KEKLİK AVLAMAK İÇİN SABIRSIZLANAN YÖRE AVCILARI BULUNMAKTA. Eline av tüfeğini alan AVCIYIM deyip doğanın düzenini bozmakta. avcılık ille et yemek ise BESLERSİN TAVUKLARI KESER YERSİN. ÜZÜLEREK BELİRTMEK GEREKİRSE denizlerimizi bitirdik. Irmaklarımızı bitirdik. Toprağı ise aşırı İLAÇLAMADAN dolayı son 25 senedir hepden bitirdik. Lütfen hiç değilse KEKLİKLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM

Toplam Kayıt :280
Gösterilen : 1 ile 10 arası
Nurettin Canikli
Fatih GENEL
Yunus ARABUL
Hakan HAKYEMEZ
Ali Mutlu GÜNCAN
Özcan ÇİNİCİ
Uğur SUNAR
ABDULLAH KÜRKÇÜ
Murat Zadeleroğlu
  Başörtülü hanımların okuma hakkı ve kamu kurumlarında çalışma hakkı olduğunu düşünüyor musunuz?
Sonuçlar

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player